Zerrin Egeliler’i tanımak

Yönetmenler, Kötü karakterler, Yardımcı Oyuncular olarak kendi halinde seyredip iştirakleriyle istikrarlı bir çizgiyi sürdüren anket çalışmalarımız Türk Sinemasında En Beğenilen Tür konulu başlığın sonuçları neticesinde konuya internet istatistiklerini bir yana bırakarak yaklaşmaya çalışan pek çok okuyucuyu da şaşırtmış olsa gerek.

Sevgili blog kardeşimiz Midnight‘ın da belirttiği gibi aradan yıllar geçse de bir türlü doyacak gibi gözükmeyen yağız delikanlı ruhumuzun şehvet arzusu, kültürle görsel boşalım arasındaki farkı kapatacak gibi gözükmüyor. Ahlak ve Töreler coğrafyasında ki bu zincire vurulmuş muhafazakar abazanlığı bir tarafa bırakarak Teşhir ve Röntgen birlikteliğine anti estetik bir hizmette bulunan, sinemamızın çizgisiz bir türüne eğilebiliriz.
Erotik Türk Sineması %64’lük oy oranıyla en beğenilen türler sıralaması içerisinde benzeri Erol Taş‘ın rakiplerine %100 fark attığı Kötü Karakter Anketi‘ne benzemekteydi.
Zerrin Egeliler, Sinematik blog olarak Okuyucu Anketlerine başladığımız dönemin ilk birincisiydi. Zerrin Egeliler’in sinema kariyerinin üzerinden, bir erkeğin ergenliğe ulaşmasına kadar geçen yılların ardından “Kırmızı Nokta”kuşaklarıyla tanıştığımız özel televizyon kanalları devrinde, ikinci kuşak hayran kitlesinin oluştuğunu söyleyebiliriz. O dönemde çoğu insan için buğulu bir camın ardından orta çağ hissi veren bir devir gibi gözüken 70’lerin ikinci yarısının bugün etek giyen kadını dahi göstermeye tahammülü bulunmayan Huzurlu Medyamıza anarşist bir alternatif olduğu söylenebilir mi?

Öyle ki; Yeşilçam’ın Erotik Furyasını telaffuz etmek, Stalin’in ortadan kaldırdığı insanları ayrıca tarih sayfalarından da sildirmek gibi organize bir yokediciliğe başvuruşunu hatırlatıyor. Bu yokediş süreci, “Ahlak” teriminin muhafazakar bir zebaniler grubunun elinde milletvekili dokunulmazlığı gibi bir ulaşılmazlık zırhı ile çevrelenip “Dışkı” manasında sözcüklerle zihinlerden bir daha hatırlanmamak arzusuyla silinmesi için gayret gösterilmesine benzemektedir.
Zerrin Egeliler‘i tanımlamak
Zerrin Egeliler, jet hızında filmlerin çekildiği ve aralarına genellikle İskandinav mahsülü parçaların eklendiği bir dönemin bilinçaltında ki dramıdır. Sansür kuruluna az çok bir hikaye barındırdığı aldatmacasıyla gönderilen ve sonradan lobi kartı, afiş ve ithal parça desteğiyle ana kitlesine ulaşan pek çok Hardcore ürünün içerisinde konuluSoftcore ürünlerde oynamıştır. Şöhretinin 1978 yılından itibaren zirve yaptığı ve Türkiye’nin bilinen ilk Hardcore Pornosu‘nun bu yıllarda çekildiği düşünülürse bir Porno Yıldızı değil, Erotik Star olduğunu belirtmek gerekmektedir.
Zerrin Egeliler, sinemada kadın figürünün 1920’lerden 1970’lere Oryantal danstan striptize uzanan bir yolda, dönemlerinin sınırları çerçevesinde erkek bünyelerde ki adrenaline kaynaklık ettiği; kendisine sunulanla bir parmak bal yalamak mecburiyetinde olup, aza katlanıp hayallerine yüklenen bir kuşağın hayallerinde “asla hayır demeyen” bir obje olmuştur. İnternet’in en ücra köşelerinde sayılabilecek küçük yazı demetlerinin altında dahi okuyucu yorumlarına rastlanılması bu yüzdendir.

Zerrin Egeliler,entel bir yaklaşım içerisinde fenomen etiketi vurularak tanımsızlar listesine eklenecek bir isim değildir, tam aksine Akdeniz havasıyla Orta Doğu rüzgarlarını buluşturan bir toplumda ki dışı durgun içinde fırtınalar kopan kitlelerin bilinçaltında ki erotik mabedin bir idolüdür.
Hatta;
2008 yılında da geçmişte olduğu gibi büyük bir çoğunluğunun, sanatı müzik ve sinema ( televizyon dizilerini de unutmamak gerekir) olarak kabullendiği, ancak olmazsa olmaz bir özelliği olarak ta mutlaka hüznü barındırması gerektiği fantastik bir anlayışın içinde ki gizli bir mabettir. Bu mabede yakışan isimde şu olabilir;

Hüzün ve Erotizm

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>